Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davayı reddedmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde önalım hakkına konu edilen 12609 ada 2 parselin bir kısım paydaşlarının paylarını 24.9.2004 tarihinde davalıya satmaları üzerine satışın noter aracılığı ile bildirilmemesi nedeniyle 9.6.2005 tarihinde süresinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınarak davalıya satılan payların iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, davalının daha önce cebri icra yolu ile paydaş olduğunu, imar uygulamasının iptal edilerek yeniden parselasyon yapıldığı, davanın reddini savunmuştur.
Dosya ve eklerinin incelenmesinden davalının dava konusu 1260 ada 2 parselin paydaşlarından Melek Zeyrek'in kendisine olan borcu nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçtiği, 1.11.2002 tarihinde yapılan ihale ile 3453/191500 payı satın aldığı, alıcı davalı adına 9.1.2003 tarihinde tapuya tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Antalya 3. İcra Mahkemesinin 2003/407-2004/260 Karar sayılı davacının açtığı ihalenin feshi davasının yargılaması sonucunda ise ihalenin feshine karar verilmiş, temyiz istemi 12. Hukuk Dairesince kesinlik kapsamında kaldığından reddedilmiş olup kesin olması nedeni karar tarihi olan 3.4.2004 tarihinde kesinleşmiştir. İcra müdürlüğünün 9.8.2004 tarihli Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderdiği müzekkere ile alıcı (önalım alım davasının davalısı) adına tescil yapılması için yazılan yazının terkini istenmiş, taşınmaz kayıtlarının yapılan ihaleden önceki haline getirilmesine karar verildiği bildirmiştir. İcra Müdürlüğünün 6.9.2005 tarihli tekit yazısına rağmen gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir.
Durum böylece özetlendikten sonra somut olaya döndüğümüzde bilindiği gibi ihalenin feshi kararının kesinleşmesi ile alıcının ihale ile iktisap etmiş olduğu mülkiyet hakkı geçmişe etkili olarak son bulur ve mülkiyet hakkı borçluya geri döner. İ.İ.K.'nun 134 ve 135/1 fıkrasının kıyasen uygulanmasıyla taşınmaz halen alıcı üzerine kayıtlı ise ihalenin feshi kararının kesinleşmesi ile icra dairesi, taşınmazın borçlu adına tescil edilmesi, tapu kaydının düzeltilmesi için tapu müdürlüğüne yazı gönderir. Bunun için ihalenin feshini isteyenin
ayrıca tapununda iptalini istemiş olmasına ve icra mahkemesinin tapunun iptaline de karar vermiş olması gerekmez. İhalenin feshi kararının kesinleşmiş bulunması yeterlidir. İhalenin feshi kararın kesinleşmesi ile yasa gereği alıcının mülkiyet hakkının kendiliğinden son bulduğunun ve taşınmazın kendiliğinden borçlunun mülkiyetine geri döndüğünün kabulü gerekir. Davalı ihalenin feshi kararının kesinleşme tarihi olan 13.4.2004 tarihi itibariyle kendiliğinden paydaşlığını kaybetmiş olup, önalım hakkının doğduğu 24.9.2004 tarihinde dava konusu taşınmazda paydaş olmadığından davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. İhale yolu ile alınan payın borçlunun mülkiyetine geçirilmesinde davacıya yükletilecek bir kusur bulunmamaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle işin esası hakkında karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davalının paydaş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.