Mahkûmiyet

Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2003 tarihli ve 2002/51 Esas, 2003/73 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında geceleyin gasp suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 497 nci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 81 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 31 inci, 33 üncü ve 40 ıncı maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2003 tarihli ve 2002/51 Esas, 2003/73 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.10.2003 tarih, 2003/5012 Esas, 2003/6639 Karar sayılı kararı ile karar onanarak kesinleşmiştir.

3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 tarihli ve 2002/51 Esas, 2003/73 Karar sayılı ek kararı ile duruşmasız olarak lehe yasa uyarlaması yapılarak hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

4. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.02.2019 gün ve 94660652- 105-17-10359-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2019 tarih, 2019/17862 sayılı yazısı ile;
"Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2,5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431, 2005/12718 karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden dosya üzerinde karar verilmesinde, isabet görülmediği" belirtilerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay 6.Ceza Dairesine ihbarda bulunulmuştur.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2019 tarihli ve 2019/17862 sayılı yazısı ile ihbar olunan dosyanın incelenmesi neticesinde Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/736 Esas, 2019/3600 Karar nolu kararı ile;
"5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulanacağı gözetilerek 5237 ve 765 sayılı Yasalara göre yağma suçunu oluşturan eylemler nedeniyle verilecek temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek 01.07.2005 tarihli ve 2002/51 Esas, 2003/73 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereğince bozulmasına, 19.02.2003 tarihli kesinleşmiş ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine karar verilmiştir.

6. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/536 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında; 19.02.2003 tarih ve 2002/51 Esas 2003/73 Karar sayılı ilamının nitelikli yağma suçuna ilişkin hüküm fıkrasının 5271 sayılı Kanun'un 323/1. maddesi uyarınca iptaline, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d), (h) bentleri, 62 nci, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

1.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

2.Mahkumiyete yeter delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraat etmesi gerektiğine,

3. Vesaire
İlişkindir.

Nitelikli yağma suçunun geceleyin ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında hükmolunan uygulama maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri yerine, aynı Yasanın (d) ve (h) olarak yazılması yerinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun’un 497 nci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 81 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 31 inci, 33 üncü ve 40 ıncı maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 6. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükmünden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/536 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlü müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.