Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2012 tarihli, 2012/1117 Esas sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2012/182 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

1. Sanık hakkında yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tehdit suçunu oluşturduğu; ayrıca tüm dosya kapsamına göre de aldırılan Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 07.05.2012 tarih ve 178175 sayılı raporunda radyoloji uzmanının olmadığı anlaşıldığından raporun yetersiz ve bu rapora dayandığı gözetilerek eylemin mevcut haliyle aynı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, anılan kanun maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.11.2012 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2012/182 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.