Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan tarafından sanığa verilen vekaletname tarihinin 26/08/2009, azletme tarihinin 18/03/2010 olduğu, katılan tarafından icra takibinin başka bir avukatı aracılığı ile 25/05/2010 tarihinde yapıldığı, takibe konu protokol başlıklı belge altındaki aslı gibidir yazısının altındaki tarihin 18/05/2010 tarihi olduğu, bu tarihte sanığın, katılanın avukatı olmadığı gibi, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 31/03/2015 tarihli raporda; belgelerdeki imzaların sanığın eli ürünü olduğu, belgedeki tarih yazısının sanığın eli ürünü olmadığının belirtildiği görülmekle, sanığın belgeyi 14/08/2009 tarihinde tanzim ettiği, aslı gibidir yazısının kendisi tarafından yazıldığı, 18/05/2010 tarihinin kendisi tarafından yazılmadığı, bu tarihte belge aslının mevcut olduğu ve belgeyi tarafların aldığına dair savunmasının aksine, belge aslının sanıkta kaldığına ilişkin olarak somut bir kanıt elde edilememesi, tüm dosya kapması dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin olarak, savunmalarının aksine, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilememesi, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1)28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
2)Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.