Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin müşteki ...’e karşı tehdit suçundan kurulan hükmün sanık aleyhine bozulması talebiyle sınırlı olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hükümler incelendiğinde, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlendiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle hakaret suçundan da uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükümleri açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.