Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.09.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı davacıların desteği ... idaresinde bulunan aracın dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan araç ile çarpıştığını, meydana gelen kazada davacıların desteği ...'nın vefat ettiğini, kazaya karışan desteğin sevk ve idaresindeki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalının kazada zarar gören 3.kişi konumunda olan davacıların zararından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini toplam 165.452,02 TL'ye yükselmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; minibüsün 18.06.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçenin şahıs başına sakatlık ve ölüm halinde 290.000,00 TL teminat sağladığını, sigortalı ... ... ile sigorta sözleşmesinin 18.06.2015 tarihinde imzalandığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının A.6.d maddesi gereğince davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteklerinin tam kusurlu olması halinde dahi destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 140.370,09 TL, davacı ... için 13.025,36 TL, davacı ... için 12.056,57 TL olmak üzere toplam 165.452,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren sigorta genel şartlarına göre "destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat talebinin" sigorta teminatından çıkarıldığını, kaza tarihinde yürürlükte olan genel şartlar kapsamında destek şahsın %100 tam kusuru ile meydana gelen kazada yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, poliçe tarihinin 18.06.2015 kaza tarihinin 15.09.2015 olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/14573 E- 2017/6035 K sayılı ilamında da bu hususun belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 yani davaya konu trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi (d) bendinde; "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında bırakılmış olup bu nedenle kendi ölümüne neden olan sürücünün(desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi ZMSS poliçe teminatı kapsamında değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davacının davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme ... bulunmadığından” denilmiştir. Bu durumda, dosya kapsamı ve Yargıtay uygulamasına göre davacıların desteği olan ... idaresinde bulunan 79 DS 619 plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tazminat talep edemeyeceğinden" şeklindeki gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 nci maddesi gereğince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesindeki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ve davacıların desteği ...'nın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacı müvekkillerin desteğinin hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda desteğin asli ve tam kusurlu olduğunu, desteğin eşi ve çocukları olan davacıların desteğin hayatını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını, davalı ... şirketinin davacıların bu zararından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ve ZMSS Genel Şartları uyarınca poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, her ne kadar dava konusu kazanın oluşumunda davacıların desteği tam kusurlu olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.02.2012 tarih, 2011/17-787 Esas ve 2012/92 Karar sayılı ilamı gereğince davacıların desteklerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceğinin kabul edildiğini ve yine Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli E: 2019/40, K: 2020/40 sayılı kararı doğrultusunda Genel Şartların tamamının iptal edilmesi ve somut olaya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle talebin kabulü gerektiğini, belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89 ve 90 ıncı maddeleri, ZMSS Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.