İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/264 Esas, 2018/137 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314

üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/1028 Esas, 2019/10 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz sebepleri özetle;

1. Müdafii yardımından faydalanmadığından savunma hakkının kısıtlandığına,

2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,

4. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

5. Dernek ve sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürü iken ihraç edildiği, sanık hakkında yapılan soruşturmada FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme programı olarak kullanılan ByLock uygulamasını kendi adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan 05.. ... 44 44 ve 05.. ... 40 15 numaralı GSM hatlar üzerinden kullandığının tespit edildiği, sanığın kullanıcı ID'sinin 62642 olduğu, Balıkesir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 16.02.2017 tarihli dijital materyal inceleme raporunda sanıktan elde edilen LG G2 marka ve model cep telefonu içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının aralarında şifreli yazışma ve haberleşme amaçlı kullandıkları mobil cihaz yazılımlarından ByLock ve Eagle isimli uygulamalara ait kalıntılara rastlanıldığı, 08.11.2016 tarihli Sakarya İl Dernekler Müdürlüğü yazısı

ile sanığın Balıkesir ilinde faaliyet gösteren Balıkesir Eğitim ve Sevgi Derneğine üyeliğinin bulunduğu, sanığın kendi adına kayıtlı 05.. ... 44 44 numaralı GSM hattından 11.08.2014-04.11.2015 tarihleri arasında toplam 157412 kez, yine kendi adına kayıtlı 05.. ... 40 15 numaralı GSM hattından 07.09.2015-08.11.2015 tarihleri arasında 4968 kez ByLock Server'ına erişim sağladığı, sanığın Aktif Eğitim Sendikasına da bir dönem üyeliğinin bulunduğu, bu durumda sanığın FETÖ/PDY örgütü mensuplarının gizli haberleşme kurmak için kendi aralarında kullandıkları ve sadece örgüt üyelerinin haberdar olduğu ByLock uygulamasını kullanmış olduğunun teknik veriler ile sabit olması dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da hakkında re'sen bir müdafi görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1,197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/1028 Esas, 2019/10 sayılı kararının başka yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.