1- Katılan sanık ... için; TCK'nın 22/6, CMK'nın 223/4-b. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına 2- Sanık ... için; TCK'nın 85/2,62, CMK'nın 231/6. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, katılan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar katılan sanık vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek, gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanık müdafiinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE;
2- Katılan sanık ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olay günü meydana gelen trafik kazasında katılan sanık ...'nın kullanmakta olduğu ve üzerinde eşi ... ile kızı ...' nın da bulunduğu motosikleti ile yan yol istikametinden kontrolsüz kavşağına yaklaştığı sırada, tali yoldan anayola çıkarken soldan gelen trafik akımını kontrol etmeden yola çıktığı, bu esnada kullanmakta olduğu motosikletin arka çamurluk ve plaka sağ kısmına ana yoldan seyrine devam etmekte olan sanık ...'ın sevk ve idaresinde olan otomobili ile çarptığı, çarpmanın etkisiyle motosikletin üzerindeki yolcular ile birlikte yol dışına savrulduğu, kazada ...'nın vefat ettiği, ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, ...'nın ise yaralanmadığı, meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporlarına göre kazanın oluşumunda ...'nın asli kusurlu, ...'ın ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği; ancak ölen ...'nın katılan sanık ...'ın eşi olduğu, hal böyle olunca katılan sanığın taksirli hareketi sonucu meydana gelen neticenin, münhasıran katılan sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açtığı anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık vekilinin herhangi bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.