TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/169 Esas, 2018/421 Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2019/553 Esas, 2019/675 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3. Dosyada sanığın cezalandırılması için gerekli hiçbir somut delil bulunmadığına,

4. Sanığın silahlı terör örgütü içerisinde yer almadığına,

5. Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

6. Tanık anlatımlarında sanığa yönelen suç isnadı bulunmadığına,

7. ByLock programını örgütsel amaçla kullanmadığına,

8. ByLock programının terör örgütü üyeliği suçuna delil olabilmesi için gerekli olan kriterleri taşıyıp taşımadığının yerel mahkemece tartışılmadığına,

9. ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ve yasak delil niteliğinde olduğuna,

10. İçeriği tespit edilemeyen (HTS) bilgilerinin sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağına,

11. ByLock’un örgütsel bir iletişim aracı olduğu iddiası da tamamen temelsiz olduğuna,

12. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine,

13. Sanığın Bank Asyaya yatırmış olduğu bir kısım paraların örgüt liderinin talimatı dönemine denk gelmesinin talimatla hareket ettiğini göstermediğine,

14. Menfur darbe tarihine kadar sanığın içerisinde bulunduğu iddia olunan söylem ve eylemlerin hiç birisi suç olmadığı gibi aksine hem dinen hem örfen hem ahlaken hem devletçe, hem de milletçe muteber kabul edilmekte olduğuna,

15. Bildiği her şeyi anlatan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu hususun mahkemece tartışılmadığına,

16. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu ByLock programını kullanmak, örgüt lideri Fettulah Gülen'in "Bank Asyaya para yatırın, bankaya destek olun" şeklinde yapmış olduğu çağrılardan sonra çağrı dönemlerine denk gelecek şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı bulunan Bank ... nezdindeki hesabına, TL ve EURO bazında yeni katılım hesapları açtırıp bu hesaplara da yüklü miktarlarda paralar yatırmak, tanık anlatımlarına göre örgütün Trabzon İli mütevelli heyeti üyesi olmak, örgütün sohbet abileriyle irtibatlı olup sohbet abileri koordinesinde gerçekleştirilen yurt dışı gezisi adı altındaki bir çok faaliyetine düzenli bir şekilde katılmak, örgütle iltisaklı KARGİD isimli derneğe üye olmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunup örgütün hedefleri ve amaçları doğrultusunda faaliyetler göstererek üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, sanığın sabit olan örgüt üyeliğine konu eylemleri dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek sureti ile cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu suç TCK'nun 314/2 maddesinde belirtilen suç olduğundan sanığa verilen cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanığın aşamalardaki ikrar niteliğindeki beyanları, neticeten almış olduğu hapis cezasının geleceği üzerindeki etkisi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık örgüt mensubu olduğundan hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, sanık hakkında neticeten hükmedilen ceza miktarı gözönüne alınarak hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüne ilişkin adli kontrol tedbirlerinin hükümle birlikte devamına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, dosya kapsamındaki FETÖ/PDY örgütü ile irtibatlı Karadeniz İş Adamları Derneğinde (KARGİD) üyeliği bulunduğuna, tanıklar H.A, ve C.A, ile başka dosya sanığı M.T,'ün anlatımlarına göre, örgüt içerisinde Büyük Bölgeci olarak faaliyet yürüten R.Ö,'e bağlı esnaf mütevellisi olduğuna, örgüte müzahir Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesapları açıp paralar yatırdığına, örgüt içerisindeki haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiğine ve incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın duruşmadaki savunmalarında örgütle irtibatına dair bir kısım bilgiler vermesi ve yaptıklarından dolayı pişman olduğunu ifade etmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlığın mahiyeti anlatılıp etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyip istemediği sorularak, etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2019/553 Esas, 2019/675 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.