Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.

2. Bakırköy 33. Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun'u 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın gerekçesiz olduğuna, suçun ... olduğuna, sanığın kayıt dışı çalıştırıldığı yerlerin söz konusu iş yeri olduğuna ve katılanın kayıt dışı olarak çalıştırıldığını müfettiş raporu ile ... olduğuna, tanık beyanları ile de katılanın söz konusu iş yerinde çalıştığının ... olduğuna, bu nedenle sanığın iş mahkemesinde verdiği ifadesinin yalan tanıklık suçunu oluşturacağına yöneliktir.

Dava konusu olay, katılanın iş yerinde muhasebeci olarak çalışan sanığın, iş mahkemesinde görülen davada katılanın söz konusu iş yerinde çalışmadığını beyan etmesi nedeniyle yalan tanıklık yaptığı iddiasına ilişkindir.

1. Katılanın Bakırköy 30.İş Mahkemesinde görülmekte olan kıdem tazminatı, fazla mesai, milli dini ... ve yıllık izin alacakları talep edilen davasının olduğunu, sanığın katılanın çalıştığı yerde ön muhasebe alım satım işine baktığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında katılanı söz konusu iş yerinin elemanı olarak bilmediğini, fason iş yaptırılan iş yerlerinden birinde çalışıyor olarak bildiğini beyan etmiştir.

3. Dava dosyası kapsamında alınan tanık beyanlarında, sanığın savunmasını destekleyecek şekilde iş yerinde çalışanlar ile fatura işlemleri ile deri alım işlemi yapan sanığın bir arada çalışmadığı, çalışanların mesai ücretinin de ön muhasebe işi yapan sanık tarafından bizzat çalışanlara verilmediği tespit edilmiştir.

4. Yukarıda yer ... hususlar ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut beyanı dışında delil elde edilemediğinden mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin kararın gerekçesiz olduğuna, tanık beyanına göre de suçun ... olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, mahkemenin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

5. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.