Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, maliki olduğu 126 ada 13 parselde kayıtlı taşınmaza davalı tarafından 12 m2’lik su deposu inşaatı nedeniyle yapılan müdahalenin men’ini ve dava tarihinden itibaren aylık 500 TL işgal tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bilgisi dahilinde su deposu inşaa edildiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin men’i talebinin kabulü ile 0,69 m2’lik taşma ile gerçekleşen müdahalenin men’ine, tecavüzlü alanın çok küçük olması ve herhangi bir kira getirisinin olmayacağı anlaşıldığından ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 126 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının çaplı taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ecrimisil, taşınmazı haksız olarak elinde bulunduran işgalcinin, zilyet olmayan kayıt malikine ödemesi gereken bir bedeldir.
Somut olaya gelince, Mahkemece 15.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporuyla tespit edilen 0,69 m2’lik taşmanın, herhangi bir kira getirisi olmayacağı gerekçesiyle davacının ecrimisil talebi reddedilmiş ise de, hükme dayanak teşkil eden bu rapora ekli krokinin, ölçekli ve koordinatlı olmadığı, usulüne uygun hazırlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz başında, farklı bir uzman kadastro bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak, müdahale edilen alanların her türlü tereddütten uzak olacak şekilde ölçekli ve koordinatlı krokide gösterilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.