Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.10.2019 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine 11.12.2020 tarihinde yapılan 101.002,00 TL'lik ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat için yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihini takip eden 15 gün bitiminden itibaren yasal veya ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.07.2021 tarihli dilekçesiyle talebini 84.853,54 TL sürekli iş göremezlik, 20.069,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.020,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 106.942,68 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, maluliyet raporu ilgili yönetmelik kapsamında düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur tespiti yapılmasını, sakatlığın 12 ay boyunca stabil kalması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi dışındaki taleplerden sorumlulukları olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi itibariyle geçeli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca maluliyet oranının %11 olarak belirlendiği, yapılan ödemenin de dikkate alındığı hesap raporuna karşı davalının beyan veya itirazda bulunmadığı, düzenlenen hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 84.853,54 TL sürekli iş göremezlik, 20.069,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.020,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 106.942,68 TL'nin 31.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılmadığı, hesap yöntemi hatalı olup 1.8 teknik faizin kullanılması gerektiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinden müvekkilinin sorumlu olmadığı, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanamayacağı, fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilemediğinden %50 oranında indirim yapılması gerektiği, temerrüt tarihinin komisyona başvuru tarihi olabileceği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan yeni bir rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığının tespit edilmesini, davaya konu kazadan önceki kazaya bağlı maluliyetin ayırt edilmesi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.11.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinden 12 ay sonra alındığı, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, hesap yönteminin yerinde olduğu, dava öncesi davalıya başvuru yapıldığı, 8 iş günü ilavesi ile 31.01.2021 tarihinde temerrütün gerçekleştiği ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplere ilaveten 12 aylık süre dolmadan maluliyet raporu alındığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık sürenin geçtiği, davalının ödemesi gereken miktar ile ödediği miktar arasında açık yetersizlik bulunduğunun aktüer raporuyla saptandığı, davalının hesap raporuna karşı itirazının da bulunmadığı dikkate alındığında bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerine görülmemesine, kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı kararı gereği hesaplamada yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve 1.8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına, bakıcı giderinin brüt asgari ücretten hesaplanmasının yerinde olmasına, davacının daha önceki kaza sonucu yaralandığına ilişkin dosya kapsamında bulgu ve delil olmasına, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunda kaza ile illiyet bağının kurulmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.3 bendinde yer alan "14.109,55 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.