Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında Çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 229 uncu maddesinin birinci fıkrası,

ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ''Sanığın çocuğunun dilencilik yaptığı esnada yanında bulunduğuna ilişkin savunmasının aksine kendi çocuğunu dilencilikte araç olarak kullandığına dair deliller ortaya konulmadan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,'' görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; sübuta vesaire ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın, olay tarihinde çocuğu olan mağduru yanına alarak Ayvansaray Metrobüs üst geçidinde üstünde "açız bir yardım edin" yazılı karton eşliğinde dilencilik yaptığı, bu şekilde şüphelinin çocuğu mağduru dilencilikte araç olarak kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. 21.11.2015 tarihli tutanakta; sanığın Ayvansaray metrobüs üst geçidinde oğlu olan mağdur ile birlikte elinde bulunan karton üzerindeki ACIZ BİR YARDIM EDİN yazısını vatandaşlara gösterdiği belirtilmiştir.

3. Nüfus kayıt örneğine göre mağdurun sanığın oğlu olduğu belirlenmiştir.

4. Sanık savunmasında; suçlamayı inkar etmiştir.

A. Tebliğname Yönünden
Sanığın savunması, 21.11.2015 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirdiğinde, sanığın, mağdur olan çocuğu ile birlikte olduğu sırada üzerinde ''AÇIZ BİR YARDIM EDİN '' yazan kartonu göstererek yardım talebinde bulunarak çocuğu dilencilikte araç olarak kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla; tebliğnamede yer ... bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz talebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sübuta ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazı reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.