Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, 13.04.2004 tarihli Halkapınar Spor Tesisleri inşaatına ilişkin sözleşmenin davalı yanca haksız feshedilmesi iddiasıyla, yapılan masrafların ve uğranılan kâr kaybı alacağının davalı iş sahibinden tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra, bozmaya uyan mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava kabul edilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyulduktan sonra bilirkişi kurulundan rapor alınmış, iş sahibinin projeleri eksik ve hatalı vermesi ve yüklenicinin de bu eksikliklere rağmen işe başlamasıyla kusurlu buldukları ve davacının %40 oranında kusurlu olduğu kâr kaybı alacağından bu oranda indirim yapılmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Oysa hükmüne uyulan bozma ilâmında belirtildiği üzere %40'da olsa tarafların ortak kusurlu bulunması sebebiyle akdin feshinden dolayı kâr kaybı istenemeyeceği ortadadır. Bu nedenle mahkemece kâr kaybı istemine ilişkin davanın tamamen reddi yerine kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan hüküm altına alınan alacağa dava tarihlerinden itibaren reeskont faizi yürütülmüştür. Oysa davacı asıl davada reeskont, birleşen davada ise, avans faizi talep etmiştir. İşin niteliğine göre, davacı alacağına avans faizi yürütülmesi gerekirken birleşen davadaki alacağa avans yerine reeskont faizi uygulanması da doğru olmamış, kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı Belediyeden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.