Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.02.2015 tarihli ve 2013/739 sayılı iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamına göre sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti gerektiğinden bahisle hükmün bu nedenle bozulması talebine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurun kendisine ait iş yerinde işçi olarak çalıştığını, dönem dönem kendisinden para istediğini, bir gün masaj yapma bahanesiyle sırtına bastırdığını akabinde pantolonununu ve alt kıyafetlerini indirdiğini, kendisinin yapma demesine rağmen dinlemediğini ve cinsel saldırıda bulunduğunu, mağdura yönelik kendisinin bir eyleminin olmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

Katılan mağdurun 2014 yılı ekim ayında sanık ...'in usta olarak çalıştığı iş yerine çalışmak amacıyla girdiği, katılan mağdur işe girdikten 2 gün sonra sanığın katılan mağdura "koltuk altımda kıllar var, onları alır mısın" şeklinde teklifte bulunduğu, katılan mağdurun bu teklifi kabul ettiği, iş yerinde bulundukları sırada sanığın katılan mağdura masaj yapmayı teklif ettiği, katılan mağdurun kabul etmesi üzerine sanığın mağdura masaj yaptığı, masaj yaparken mağdurun kalçası ve cinsel organıyla oynadığı, katılan mağdurun ciddi bir itiraz direnme göstermediği, sanığın katılan mağduru soyduğu, soyarken mağdura "bir şey olmaz fazla acımayacak" şeklinde sözler söylediği, mağduru tamamen soyduktan sonra sanığın kendi pantolonunu da indirerek cinsel organını mağdurun makat bölümünden soktuğu, bu şekilde sanığın mağdurun makat bölümüne boşaldığı, 3-4 gün sonra tekrar aynı şekilde sanığın mağdur ile cinsel ilişkide bulunduğu, bu şekilde Ekim 2014 tarihinden itibaren 5 aylık süre boyunca birden fazla olmak üzere sanığın cinsel organını mağdura sokmak suretiyle mağdur ile cinsel ilişkide bulunduğu gibi bir kaç kez de mağdurun cinsel organını sanığın makat bölümünden sokmak suretiyle de ilişkiye girdikleri, söz konusu ilişkilerin 15-18 yaş grubunda bulunan katılan mağdurun rızası ile gerçekleştiği kabul edilerek sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Sanık hakkında kurulan hükümde, katılan mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık S.E'nin anlatımı, sosyal paylaşım sitesi yazışma içerikleri, sanığın katılan mağdurun kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini akabinde kendisinin yüz üstü yattığını ve katılan mağdurun cinsel organına oturmaya çalıştığını ancak tam olarak cinsel birleşmenin gerçekleşmediğine dair tevilli ikrarı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, mahkemenin sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine dair kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''14.02.2015 ve 5 ay öncesi'' yerine ''Ekim 2014'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.