Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/09/2014 tarihli 2014/1-255 Esas 2014/374 sayılı kararında belirtildiği üzere; “Mağdur ya da maktulden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hallerde, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gereklidir. Üzerinden uzun zaman geçmesi, taraflar arasında önceden gerçekleşmiş bulunan olayın yargılamaya konu edilmesi ve hatta mahkumiyetle sonuçlanıp cezanın infaz edilmesi ya da fiilin suç oluşturmaması nedeniyle kişinin beraat etmesi, dava veya cezanın afla ortadan kalkması gibi durumların, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini vurgulaması nedeniyle, aralarında yargıya intikal etmiş daha önceki olayların ve katılan tarafından sanığa alaycı tutum ve davranışlarda bulunulmasının da haksız tahrik olarak değerlendirilebileceğinin ve sanık tarafından söylenen sözlerin de dava konusu ile ilgili olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, sanık ... Büyükbaba müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 02/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.