Mahkumiyet
Sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini savunarak temyiz istemi ile birlikte talep ettiği eski hale getirme başvurusu hakkında karar verme yetkisinin CMK.nın 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemenin eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne dair 11.06.2015 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu; sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu sebeple öğrenme üzerine yapılan sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1-Katılan tarafından dosyaya ibraz edilen 23.01.2015 tarihli dilekçe ile sanık tarafından zararının kovuşturma aşamasında tamamen giderildiği anlaşılmakla; sanık hakkında TCK.nın 168/2. madde ve fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK.nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, ancak harcama sayısının TCK.nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden ve dosya kapsamına göre suça konu harcamaların aynı gün saat 19: 47 ve 19: 48'te peş peşe gerçekleşmesi ve hukuki anlamda tek fiil oluşturması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden TCK.nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.