MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.07.2013 tarih ve 2012/257-2013/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalı dava dışı şirkete ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında İspanya'da yaşanan hırsızlık sonucu sigorta hasarının oluştuğunu, müvekkilinin sigortalısına 7.734,00 Euro (18.955,69 TL) ödemede bulunduğunu ileri sürerek, 18.955,69 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...'ye göre taşıyıcının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olmadığını, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının zarardan sorumluluğunun 3.337,07 SDR karşılığı 9.598,08 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.598,08 TL'nin ödeme tarihi olan 06.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları nın reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekili dilekçesinde asıl alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 3 ve 4. madeleri uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğundan davacının 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca hükmedilen alacağa avans oranı üzerinden temerrüt faizi istemeye hakkı olup, davacı yanca bu oranın altında bir oran üzerinden faiz talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, mahkemece kabul edilen miktarın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken bu miktarın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ikinci bendindeki "yasal faizi" ibaresinin kaldırılarak yerine "reeskont faizi" kelimelerinin eklenmesi suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.