MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2013 tarih ve 2013/122-2013/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı "... Bilgi Basım Ltd. Şti'nin ortağı olup, davalının şirket müdürü olduğunu, davalının şirketin gelirini az gösterek vergi cezası ödenmesine sebep olduğunu, bu şekilde şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürürek, davalının şirket müdürlüğünden azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, şirket ortaklar kurulunun 18.07.2011 tarihli kararıyla davalının yetkisi iptal edilerek"...r'un münferiden 5 yıl süreyle müdürlüğe atandığı, yargılama aşamasında davanın konusuz kaldığı, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, dava tarihindeki koşullar ve haklılık durumlarına göre yargılama masrafı ve vekalet ücreti takdir edildiği gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama masraflarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece 30.09.2013 tarihli ek karar ile 2013 yılında temyiz sınırının 1.820,00 TL olduğu, vekalet ücretine hükmedilseydi dahi takdir edilen ücretin bu sınırın altında kalacağı, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, takdir edilecek vekalet ücretinin temyiz sınırının altında olduğu gerekçesiyle, davacı veklinin temyiz isteminin reddine karar verilmişse de, temyiz kesinlik sınırı davanın esasına göre belirlenmesi gerektiğinden ve eldeki davanın şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum tayini istemine ilişkin olması nedeniyle yazılı gerekçeyle, temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 30.09.2013 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verilip, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2- Konusu kalmadığı için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar temyize ve bozmaya konu edilmediğinden kesinleşmiş olup, davacı vekilinin temyizi üzerine tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece davacı haklı kabul edilerek, davacı lehine yargılama giderlerine hükmedildiğine göre, davacı yararına vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemenin 30.09.2013 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının beşinci bendinden sonra yeni bend olarak gelmek üzere, "Davacının kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresi yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.