Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen karar müdafii yerine bizzat kendisine tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemenin, sanığın eylemini ele geçirilemeyen silahla gerçekleştirdiğini kabul etmesine ve mağdurun, sanığın elindeki cismi silah olarak algılamasına rağmen, silah ele geçirilemediği ve niteliği de belirlenemediği biçimindeki kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 106/2-a maddesi yerine aynı kanunun 106/1-1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülerek HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.