Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gürün Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ... 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 25 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.03.2021 tarihli ve 2016/280366 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; tarafına askerlikle ilgili hiçbir tebligat ve belge gelmediği, bunun akabinde hakkında dava açılıp gıyabında ceza verildiği, cezaevinde olması sebebiyle askerlik görevini yapamadığı için almış olduğu cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
1.Gürün Kaymakamlığının 02.10.2014 tarihli kararı ile hakkında 3.704,00 TL kesinleşmiş idari para cezası bulunan sanığın 25.12.2014-11.01.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece ise sanığın 25.12.2014-11.01.2015 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği belirtilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, 2010-2015 yıllarında genellikle cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu için yoklamasını yaptıramadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Gürün Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 02.10.2014 tarihli ve 1636 Esas, 47 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 13.12.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 11.01.2015 tarihinde yapılan uygulama esnasında yakalanmasına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Tebliğnamede, hüküm tarihinde İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve hakkında duruşmalara katılmaktan vareste tutulması hususunda karar verilmemiş olan sanığın kısa kararın okunduğu son oturuma getirilmeyerek veya SEGBİS sistemiyle de olsa hazır bulundurulması sağlanmayarak 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi ve 196 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma talep edilmişse de, başka suçtan İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın, talimat suretiyle ifadesinin alındığı İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinde 04.12.2015 tarihinde yapılan talimat duruşmasında, yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması ve duruşmadan vareste tutulmayı talep etmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Sanığın aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahatinden verilen Gürün Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 02.10.2014 tarihli ve 1636 Esas, 47 Karar sayılı idarî yaptırım kararı 13.12.2014 tarihinde sanığın MERNİS adresinde aynı konutta oturan babası Abidin Küçük'e tebliğ edilmiş ise de UYAP kayıtlarında yapılan sorgulamada tebligat tarihinde hükümlü olarak Kırkağaç K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılan sanığa, idarî yaptırım kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 ... maddesi hükümleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 25.12.2014-11.01.2015 yerine 11.01.2015 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
4.Sanığın eylemi 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine uyan yoklama kaçağı suçunu oluşturmasına ve gerekçe içeriğinde de sanığın yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen kısa kararda ve hükümde suç vasfının bakaya olarak gösterilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması isabetsiz bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (B-2), (B-3) ve (B-4) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gürün Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.