Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki mera tahdit ve tespitinin iptali ile tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 102 ada 4 parsel sayılı 242.391,45 m2 mera vasfındaki taşınmaz, senetsizden, vergi kaydı bulunmamakla 11.02.1983 tarihinde Gönen Belediyesi adına tam hisse ile tespit edilmiş olup 25.04.1985-25.06.1985 tarihleri arasında askı ilanı çıkarılmakla, itiraz edilmediğinden 26.06.1985 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'na (2613 Sayılı Kanun)
göre kadastro çalışması yapıldığını ve dava konusu 102 ada 4 parselin mera vasfı ile tespit görerek kesinleştiğini, 1992 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında ise parselin tamamının orman sınırları içerisinde kaldığının belirlenerek itirazsız kesinleştiğini, Belediyece imar planı uygulaması yapılarak değişik ada parsel numaraları verildiğini, bunun iptali için idare mahkemesinde dava açılacağını, mera vasfının idari yoldan düzeltilmesi için Gönen Mal Müdürlüğüne yazılan yazıya herhangi bir yanıt verilmediğini, imar uygulaması için karar alınan 09.05.1996 tarihinden çok önce Orman İdaresi tarafından ağaçlandırma yapıldığını, hali hazırda çam ağaçları bulunduğunu ileri sürerek, mera olarak sınırlandırmanın iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, özel sicildeki mera kaydının silinmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... Belediyesi vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydı, imar evrakları, mahallinde yapılan keşifler, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, keşif sonucu alınan üçlü ormancı bilirkişi raporu, ziraatçi bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 242.393 m2 yüzölçümlü 102 ada 4 parsel sayılı yerin mera vasfıyla Gönen Belediyesi adına tespit gördüğü, tespitin 26.06.1985 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın ifraz görerek 102 ada 7 ve 8 nolu parsellere ayrıldığı, bilahare 102 ada 7 parselin üzerinden imar geçtiği ve bu parselin 1002 ada 1 parsel numarasını aldığı, keşif sonrası alınan tarafsız, alanlarında uzman üçlü orman mühendisi ve kadastrocu bilirkişi raporunda davaya konu 102 ada 4 parselden ifrazen oluşan 102 ada 8 parselin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 Sayılı Kanun) 1 inci maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, ifrazen oluşan 102 ada 7 parselin ise imar sonrası oluşturulan 1002 ada 1 parsel olduğu ve üçlü ormancı bilirkişilerin taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu tespit ettiği, her ne kadar tapulama tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldan fazla zaman geçmekle dava açılmışsa da geçmişi orman olan gayrimenkuller üzerinde zilyetlikle veya belgeli zilyetlikle mülk edinme mümkün olmadığından ormanlar mutlak olarak devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğundan ve her zaman bu yerler hakkında dava açmak mümkün olduğundan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili uygulamaları da dikkate alınarak, davada hak düşürücü süre kuralının uygulanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiindeki davaya konu 102 ada 4 parselden yargılama sırasında ifrazen oluşan 102 ada 8 parselin davalı ... adına olan mera kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 102 ada 4 parselden yargılama sırasında ifrazen oluşan 102 ada 7 parsel (imar sonrası 1002 ada 1 parsel) yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı ... İdaresi vekili; dava konusu 102 ada 4 parselin yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırlarında kaldığını ve kesinleştiğini, bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, imar planının da iptal edildiğini, 19.01.2010 tarihli bilirkişi ek raporuna itibar edilerek imar uygulaması sonucu ayrılan 102 ada 7 parselin orman sayılmayan yer olduğundan bahisle bu kısma ilişkin davanın reddinin doğru olmadığını açıklayarak, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili; taşınmazın önceden beri mera olduğunu, kadastro tutanakları ile vasıf değiştirmediğini, Kanun gereği belediye adına tespit ve sınırlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bilirkişi raporunun doğru olmadığını, bilirkişinin 80 sene önce orman olduğunu dedelerinden duyduğunu söylediği, eski teknolojiyle alınan hava fotoğraflarına itibar edilemeyeceğini, eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı Hazine vekili; davaya ilişkin beyanlar ve bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, eksik inceleme araştırma ile karar verildiğini, hayvansal varlıkların yeterli ölçüde tutulması ve yeterli mera temin edilmesinin de Devletin görevi olduğunu açıklayarak, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, mera tahdit ve tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
1. 102 ada 8 parsele yönelik olarak; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup 102 ada 8 parsele ilişkin dahili davalı ... Belediyesi vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Orman İdaresi vekilinin 102 ada 7 parsele ilişkin temyiz itirazına gelince; 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit çalışmaları esnasında dava konusu taşınmazın tutanakları ve haritası incelendiğinde 1 no.lu OS noktasından tekrar 1 no.lu OS noktasına gelindiğinde 102 ada 4 parselin tamamını şeklen oluşturan 102 ada 7 ve 8 parsellerin bir bütün halinde orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı tespit edildiğine, 102 ada 7 parselin orman olduğu bu şekilde belirlendiğine ve süresinden önce itiraz edilmeyerek çalışmalar kesinleştiğine, orman olan 102 ada 7 parselin daha sonra yapılan imar uygulamaları ile nereye gittiğinin ve gittiği yerin orman olup olmadığının önemi de bulunmadığına göre, davanın bu parsel yönünden de orman olduğundan bahisle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönnden bozulması gerekmiştir.
1. 102 ada 8 parsel yönünden; dahili davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA,
2. 102 ada 7 parsel yönünden; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
359,75 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.079,25 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.