Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili... İcra Müdürlüğü'nün 2013/16555 Esas sayılı dosyasında faiz hesaplamasının hatalı olduğundan, 324.000,00 USD fazla faiz talep edildiğinden bahisle fazla talep edilen faizin iptalini istemiştir.
Mahkemece, kamu bankalarından mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları celp edilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış ve bu rapor doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, dosya içerisinde ... Şubesi'nden gelen müzekkere cevabındaki faiz oranları ile temyiz dilekçesine ekli aynı bankanın ... Şubesi'nin bildirdiği faiz oranları arasında farklılık vardır. Bu nedenle Mahkemece, Devlet bankalarının genel müdürlüklerinden ilgili dönemlere ait ilamdaki yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranlarının sorularak, gelen müzekkere cevaplarına göre yeniden hesaplama yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.

Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.