Mahkûmiyet
Suça Sürüklenen Çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/349 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, adli rapor içeriğinde livata bulgusu olmadığına, taraflar arasında husumet bulunduğuna, kabule göre eylemin basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığına ve aldırılan ruh sağlığı raporunun yetersiz olduğuna ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun 2011 yılından itibaren şikayetin yapıldığı 2014 yılına kadarki zaman sürecinde üç - dört yıl boyunca mağdur ...'a cinsel organını arkasından sürtmek ve ağzına sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ve bu eylemini 2014 yılının haziran ayı sonuna kadar devam ettirdiği, sözkonusu olayın mağdur ...'un arkadaşı olan ...'ye durumu anlatması ...'nin de bu durumu annesi olan ...'nin anlatması üzerine ortaya çıktığı, suça sürüklenen çocuk suçlamaları kabul etmemiş ise de mağdur ...'un beyanı, mağdur beyanını destekleyen tanık ...'nin "Oğlum ..., mağdur ... ile biz utanç bir oyun oynuyoruz, sizinle de oynayalım, dediğini anlattı, ... ...'un oğlum ... ye anlattığı utanç oyunu diye bahsettiği oyunun cinsel organını ağzına sokmak ve elbisesi üzerinden sürtmek suretiyle yapılan bir olay olduğunu bana anlattı ben bunun üzerine ... ...'la konuştum, ... ... ta bana bu şekilde oyunu biz ... **** bana yapıyor dedi" şeklindeki beyanı, mağdurun söz konusu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin 28.08.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesininin birinci fıkrasının (a) bendi yollaması ile 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 43,62,31 inci maddelerinin birinci fıkrası gereğince 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Suç tarihlerinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinin mahkemece 2011 yılı ile 2014 yılı Haziran ayı arasında kabul edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk için düzenlenen 30.10.2014 tarihli farik mümeyyizlik raporunda suç tarihinin 2014 yılı Haziran ayı olarak gösterilmesi nedeniyle hükme esas alınan rapor usulüne uygun olmadığı gibi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının da zorunlu olduğu nazara alınıp bu kapsamda suça sürüklenen çocukla ilgili alınacak raporların bizzat duruşmada yapılan gözlemle birlikte irdelenerek 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin saptanması,
2. Mağdurun aşamalarda eylemlerin gerçekleştiği yer olarak tarif ettiği suça sürüklenen çocuğun evlerinin üst katındaki inşaat halindeki odanın mahallinde keşif yapılmaması ve savunmada ileri sürülen husumet iddialarının dosyada yer alan delillerle birlikte değerlendirilmesi,
3. Mağdurun çocuk izlem merkezi ifadeleri ile mahkeme ifadeleri arasında eylemlerin gerçekleşme şekline ilişkin çelişkiler bulunması nedeniyle mağdurun dosya içerisinde yer almadığı anlaşılan çocuk izlem merkezi ifade kaydını içerir görüntü CD'sinin temin edilerek çözümünün yapılması ve duruşmada taraflarla birlikte izlenmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken belirlenen hususlara ilişkin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/349 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.