Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 05.10.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı müvekkilinin aracının hasar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.100,00 TL hasar bedeli ile 1.394,29 TL eksper ücreti olmak üzere 6.494,29 TL maddi tazminatın yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah ile talebini 41.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta araştırması esnasında taraflara ulaşılamadığını, bilgi vermekten kaçındıklarını, kazada kamu malına da zarar verilmesine rağmen kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulmadığını, kazanın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan eksper raporunu kabul etmediklerini, kusur dağılımına ve tazminat hesabına ilişkin rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.03.2021 tarihli kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup hükme esas alınması gerektiği, bu rapor ve düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağına göre 05.10.2020 tarihinde davacıya ait araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı araç arasında gerçekleşen çift taraflı kazada davacıya ait aracın ön tarafında hasar meydana meydana geldiği, davalının tam kusuru ile kazaya sebep olduğu gerekçesi ile 19.05.2021 tarihli hesap raporu hükme esas alınarak, taleple bağlı kalınarak başvurunun kabulü ile 39,605,71 TL hasar bedeli ile 1.394,29 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin 16.12.2020 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazada suistimal şüphesi olduğunu, bu hususun araştırılmadan karar verildiğini, sigorta araştırması esnasında taraflara ulaşılamadığını, bilgi vermekten kaçındıklarını, kazada kamu malına da zarar verilmesine rağmen kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulmadığını, kazanın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, kusur dağılımını kabul etmediklerini, hasar gören parçaların orijinal değerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eş değer parça değerine hükmedilmesi gerektiğini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, yedek parça ve işçilik bedellerinden makul oranda iskonto yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, tahkim başvurusundan önce temerrüt gerçekleşmediğinden başvuru tarihinden faize hükmedilmesi ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın teminat kapsamında olmadığına dair somut delil olmadığı, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, hasarın orijinal parça değeri üzerinden KDV dahil belirlenmesinin yerinde olduğu, ekspertsiz ücretinin makul gider kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre vekalet ücretine hükmedilmesinde ve faiz başlangıcında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazada suistimal şüphesi olduğunu, bu hususun araştırılmadan karar verildiğini, sigorta araştırması esnasında taraflara ulaşılamadığını, bilgi vermekten kaçındıklarını, kazada kamu malına da zarar verilmesine rağmen kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulmadığını, kazanın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, kusur dağılımını kabul etmediklerini, hasar gören parçaların orijinal değerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eş değer parça değerine hükmedilmesi gerektiğini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, yedek parça ve işçilik bedellerinden makul oranda iskonto yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, tahkim başvurusundan önce temerrüt gerçekleşmediğinden başvuru tarihinden faize hükmedilmesi ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.10.2020 tarihli trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli ve eksper ücreti talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Motorlu Araçlar Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.

İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (c) bendinde yer alan “6.130,00 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın gönderilmesine
22.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Dosya kapsamından, hakem heyetince ekspertiz ücretinin de tazminat ile birlikte hüküm altına alındığı ve faiz işletildiği anlaşılmaktadır. Ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınmasının doğru olmadığını düşündüğümden sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.