HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 276 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/232 Esas, 2016/783 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında müsnet suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
1. Dava konusu olay, sanıkların ... İlçesi ... Köyü, ... Mevkii 291 ada 71 parsel üzerindeki taşınmazın kadastro tutanakları düzenlenirken bilirkişilik yaptıklarında taşınmazın 1/2'sinin katılana ait olduğunu söyleyerek tutanaklara o şekilde imza attıkları, kadastro tutanağına itiraz edilmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/631 Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama esnasında mahkemece yapılan keşifte tespit bilirkişisi olarak görev yaptıkları ve bu keşifte arazinin kadastro tutanaklarındaki beyanlarının aksine başka kişiye ait olduğunu söyleyerek gerçeğe aykırı bilirkişilik yaptıkları iddiasına ilişkindir.
2. ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/631 Esas sayılı dosyasına ait keşif tutanağı, dosyada mevcuttur.
3. Ulusal Yargı ve Bilişim Ağı (UYAP) üzerinden yapılan incelemede ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/631 Esas sayılı dosyasının karara bağlanmadığı görülmüştür.
4. Sanıklar savunmalarında kadastro tespiti sırasında 5 kişi görev yaptıklarını, köylerinin sahil ve yayla olduğu için ikiye bölünüp bir ... sahile bir ... yaylaya giderek taşınmazı dolaştıklarını, suça konu yerin başına giderek bilirkişilik yapmadıklarını, bütün taşınmazı gezip bitirdikten sonra yaklaşık 2 ay sonra önlerine konulan 2000 tane tutanağı imzaladıklarını beyan ederek suçlamayı kabul etmemişlerdir.
5. Mahkemece dinlenen tanıklar, kadastro çalışmaları sonucunda kadastro tutanaklarının taşınmazın başında tanzim edilmediği, kadastro tutanaklarının bir bütün olarak tamamını tanzim edildikten sonra toplu olarak bilirkişilerin önüne konularak imzalattırıldığı, hangi bilirkişinin suça konu taşınmazın tespitine katıldığını bilmediklerini beyan etmişlerdir.
A. Kadastro tespit çalışmaları sırasında mahalli bilirkişi olarak görev yapan sanıkların kadastro davasına konu alanın geniş olması nedeniyle diğer görevlilerle birlikte ikiye ayrılarak çalışma yaptıklarına, suça konu taşnımazın kadastro tespitine katılmadıklarına, yapılan çalışmalar bittikten 2 ay sonra düzenlenerek önlerine getirilen çok sayıda tutanağı birlikte imzaladıklarına, mahkemece yapılan keşifte taşınmazı ... malikini beyan ettiklerine dair savunmaları, mahkemece dinlenen tanıkların bu beyanlarını doğrulaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların atılı suç yönünden kasıtlarının bulunmadığı gözetilerek verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/232 Esas, 2016/783 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.