İNCELEME KONUSU
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 06.09.2019 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 35 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.11.2019 tarih ve 2019/1092 Esas, 2019/1086 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin 12.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.04.2021 tarihli ve 2020/13561 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve KYB-2021/50716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 09.06.2021 tarihli ve KYB-2021/50716 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05/11/2020 tarihli ve 2019/15377 esas, 2020/18063 karar sayılı ilâmında, “...Akhisar A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna girişte yapılan aramada, sanıktan 1 adet yasak nitelikte fişek ele geçmesi şeklindeki olayın kül halinde 5237 sayılı TCK.nın 297/1. maddesinde düzenlenen ceza infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu oluşturduğu ve son cümlesi gereğince fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek cezanın yarı oranında artırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden..” şeklinde belirtildiği üzere,
Aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2019 tarihli ve 2019/3602 soruşturma, 2019/2559 esas, 2019/2544 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1540 esas sayılı dosyasında kayden derdest olduğu anlaşılmakla, dosyaların birleştirilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297/1. maddesi uyarınca hüküm kurulup, son cümle uyarınca fikri içtima hükümlerine göre belirlenen cezanın artırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak başlıklı 297 nci maddesi "İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
" yine aynı Kanun'un ikinci fıkrasının (b) bendi ise; "Birinci fıkra kapsamı dışında kalan; ...b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi... ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
" Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlü hakkında yapılan yargılamada ise, olay günü ceza infaz kurumunda bulunan ağabeyini ziyaret amacıyla geldiği sırada getirdiği eşyalara yönelik yapılan aramada çorap içine gizlenmiş vaziyette bulunan 1 adet 9x19 mm boyutundaki merminin her türlü saldırıda kullanılmaya elverişli yasak eşyalardan olduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümlü hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. UYAP ortamında yapılan araştırmada, hükümlü hakkında ayrıca, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.11.2019 tarihli iddianamesiyle aynı eyleme yönelik 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, açılan davanın Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1540 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1540 Esas sayılı dosyasından açılan davanın iş bu dava dosyası ile birleştirilerek; hükümlünün, İzmir Açık Ceza İnfaz Kurumuna girişte yapılan aramada 1 adet yasak nitelikte fişek ele geçirilmesi şeklindeki eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ceza infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu oluşturduğu ve hükümlü hakkında aynı
maddenin son cümlesi gereğince fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek cezanın yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.11.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.