Mahkumiyet
TCK'nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak ve yetkilerini kötüye kullandıklarının kabulü ile hapis cezasına mahkum edilen sanıkların, TCK'nun 53/5. maddesi gereğince cezalarının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Suç tarihinde köy muhtarı ve ihtiyar heyeti azası olan sanıkların köy karar defterine sahte olarak imza atmak sureti ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri iddia olunan kamu davasında, suça konu 17/03/2009 tarih ve 166 sayfa numaralı ihtiyar heyeti kararının köye yapılacak cami için Köylere Hizmet Götürme Birliğinden yardım talebinde bulunulmasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, Köy muhtarı olan sanık ...'ın ihtiyar heyeti kararı olmaksızın köy muhtarı sıfatı ile tek başına Köylere Hizmet Götürme Birliğinden bu şekilde talepte bulunması halinde ihtiyacın yerinde görülmesi durumunda yardım yapılıp yapılmayacağının Köylere Hizmet Götürme Birliğinin bağlı olduğu Kaymakamlıktan sorulup, bu şekilde yardım yapılmasının mümkün olması halinde köy kararı olmaksızın aynı sonuca ulaşabilecek sanıkların eylemlerinin faydasız sahtecilik niteliğinde olacağı gözetilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-...'nin suçtan zarar görmediği gözetilmeksizin lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.