Mahkumiyet
1- Sanığın, ... plakalı aracın şase numarasını değiştirmek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kabul edildiği olayda, duruşmada; suça konu aracın, aynı eylem nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...’e ait olduğunu ve kendisine boya yapılması amacıyla teslim edildiğini, verildiği esnada da şasi numarasının olmadığını savunması, sanık ...’in aşamalarda, suça konu aracı ihale yoluyla satın aldığını, satın aldığı esnada şasi numarasının bulunmadığını, daha sonra kaporta işleri için sanık ...’a aracı teslim ettiğini beyan etmesi, alınan ekspertiz raporuna göre; suça konu araca ait şasi numarasının bulunduğu kısmın son harflerinin aletli müdahale ile okunamaz hale getirildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın savunmasının aksine, şasi numarasında değişikliği gerçekleştirdiğine ilişkin, hükümlülüğe yeter nitelikte delil elde edilemediği ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a- Suça konu araç üzerinde şasi numarasının son bölümlerinin okunamayacak şekilde silinmesi eyleminin TCK'nun 205. maddesinde yazılı resmi belgeyi bozma, yok etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Dairemizin 06.04.2016 tarih, 2014/17599 Esas, 2016/3206 Karar. sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanıkların ... plakalı aracın şasi numarasını değiştirmek şeklindeki eylemin sabit olmadığından bahisle delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiği kabule görede atılı eylemin TCK'nun 205. maddesine uyduğu yönündeki çoğunluk görüşüne gerekçe ve niteleme noktasında muhalifim.
Çünkü; TCK'nun 204/1. maddesinde tanımlanan “belge” eski dildeki “varaka” kelimesine karşılılık gelmekte olup, yazılı kağıt anlamına gelmektedir. Bu bakımdan, yazılı kağıt niteliğinde olmayan şeyler, ispat kuvveti ne olursa olsun, belge niteliği taşımamaktadır. Yasa gerekçesinde; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmediği, bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığı kabûl edilmiştir. Bu itibarla, araç plakaları da (metal levha üzerine yazıldığı için) resmi belge niteliğindedir.
Yargılama konusu somut olayda ise, ... plakalı aracın sağ amortisör kulesinde bulunan "......" harf ve rakamlarından oluşan şasi numarasının bulunduğu kısmın son harflerinin aletli müdahele ile okunamaz hale getirildiği... anlaşılmaktadır. Numaraların veya yazıların kağıt veya metal levhaya yazılmadığı durumda TCK'nun 204/1 maddesine göre "resmi belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırıdır.
Somut olayda TCK'nun 281. maddesinde düzenlenen "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunun oluşması mümkündür
Bu sebepten delil yetersizliğinden beraat yerine atılı sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim. 06.04.2016
...