Asıl karar: Mahkumiyet, Ek karar: Temyiz isteminin reddi
Sanığın hükmün tebliğ edildiği 29.01.2015 tarihinde başka suçtan dolayı hükümlü olarak cezaevinde bulunması nedeniyle mahkemece hüküm fıkrasına; “5271 sayılı CMK'nin 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün, bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin de yazılması gerektiği halde” bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması nedeniyle; gerekçeli kararın tebliği ile temyiz süresinin başlamayacağı, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu anlaşıldığından, mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 11.02.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak,
Suç tarihinin, sahte muayene işlemini yapan araç maliki olmayan sanık yönünden sahte muayenenin yapıldığı “27.10.2009” tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hakkındaki beraat hükmü temyize konu olmayan ...'un soruşturma aşamasında, aracın suça konu muayenesini sanık ...'a kendisinin yaptırdığını, 23/01/2013 tarihli kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, aracın muayene işlemini ... isimli şahsın sanık ...'a yaptırdığını, 13/02/2014 tarihli ifadesinde ise “...sahtecilik olayı ortaya çıktığında ...'i aradığını, ...'in sahte pul ve muayeneden dolayı 4 tane dosyası olduğundan bu olaya kendisini katmamasını isteyerek, araç muayenesinde sahtecilik suçundan cezaevinde yatan sanık ...'ın ismini vermesini istediğini, adam cezaevinden zaten çıkamayacak, ben de kurtulurum, dediğini, bu nedenle soruşturma aşamasında ...'ın ismini verdiğini, aslında muayene için ...'a araç bırakmadığını...”, 13/03/2014 tarihli ifadesinde de " ... ile telefonda yeniden görüştüğünü, muayene işlemlerini ...'a yaptırdığını öğrendiğini” beyan ederek çelişkili anlatımlarda bulunması, sanığın suça konu muayene işlemini kendisinin yaptırmadığını savunarak yüklenen suçu kabul etmemesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; ...'un duruşmaya celbi ile ...'in beyanları doğrultusunda tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirilmek suretiyle giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı da tartışılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.