SUÇLAR: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında; TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi, aynı Kanun'un 123/1. maddeleri uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, bu tarihte TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyan tehdit eyleminin ve CMK'nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükununu bozma eyleminin uzlaşma kapsamında olmadığı ve atılı suçlardan uzlaşma sorulmadığı, kovuşturma aşamasında ise, sanığın tehdit eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmiş olması karşısında; sanığa yükletilen katılana yönelik tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.