Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 14.08.2004 tarihinde ...’den satın aldığını, davalının haklı bir nedene dayanmaksızın taşınmazı fuzuli şagil olarak kullanmakta olduğunu, müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra gerek sözlü olarak, gerekse Noter ihtarı ile davalıdan taşınmazı teslim etmesini istediğini ancak davalının taşınmazı teslim etmediğini belirterek, el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dava konusu taşınmazı satın alma işleminin gerçek bir satış işlemi olmadığı, satıcı olarak görünen eski malik ...'in gerçekte dava konusu taşınmazın maliki olmadığını, müvekkilinin aralarındaki inançlı bir işlem nedeniyle bu taşınmazı ...’e devrettiğini, ...'in müvekkilinin bir kısım borcuna karşılık olarak borçları ödeninceye kadar taşınmazı devraldığını, bu nedenle satış işleminin muvazaalı olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davası açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle, davalının dava konusu taşınmaza vaki haksız müdahalesinin men'i ile taşınmazdan tahliyesine, davacı taraf kendisini vekille ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.150,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın değerinin 80.000 TL olarak belirlendiği ve 02.12.2015 tarihinde davacı tarafça harcın tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır. Bu dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre değişen oranlarla hesaplanarak davacı taraf lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti 8.800 TL iken mahkemece 9.150 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının 3. maddesindeki “9.150,00 TL” ibaresi yerine “8.800,00 TL” yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi