HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılıklara da rastlanmamıştır.
Ancak,
1)Sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmesi, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın da kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmaması karşısında; suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi için gerekli objektif şartları taşıyan sanık hakkında “yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması nedeniyle kısa süreli hapis cezalarının adli para cezalarına çevrildiği” de dikkate alındığında, sanığın daha evvel farklı suçlardan yargılandığı, cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) Kabule göre ise;
a) Kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayılarının gösterilmemesi suretiyle TCK’nin 52/3. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanık hakkında verilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezalarının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı TCK'nin 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c) TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezalarına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.