Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve CMK’nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması ve yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a) TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık" ilkesine uyulmadan, somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden ve gerekçe belirtilmeksizin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanık hakkında özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK'nın 129. maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesinin uygulanması,
c) Yargılama gideri olarak hesaplanan 18,00 TL'nin CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı yasanın 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Takdiri indirim uygulanması sırasında uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.