Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Şiddetli göğüs ağrısı, sırt ağrısı, düşük tansiyon ve soğuk terleme şikâyetleriyle hastaneye getirilen hastaya kardiyoloji konsültasyonunu gecikmeli olarak istediği bilirkişi raporuyla da belirtilen sanık hakkında görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmal ve gecikme gösterdiği için mağduriyete neden olduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı, daha sonra sanığın ihmali davranışının hastanın ölümüne sebebiyet verip vermediği hususunda delillerin takdirinin yüksek dereceli mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapıldığı olayda;
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 19/11/2015 tarihli raporunun sonuç kısmında, sanık hekimin kusurlu eylemi ile kişinin ölümü arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağı belirtilmekle beraber "Hastaneye başvuru anında çekilen ilk EKG'sinde arterior MI bulguları olduğu halde, tedaviye başlama sürecinde konsültasyonun erken istenmemesi nedeniyle oluşan 3 saatlik gecikmenin tıbbi ../..

S/2

eksiklik olduğu, vaktinde tanı konulup tedaviye başlanması halinde kişinin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu"’na ilişkin bilimsel görüşü dikkate alınarak, sanığın eyleminin TCK’nın 257/2 maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15/06/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.