Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın, katılanın bana ve aileme zarar vereceğini öğrenince mesajları gönderdim, biçimindeki savunması ile mesaj içeriklerinin bu savunma ile uyumlu olması karşısında, sanığın yaklaşık yarım saatlik bir sürede üç adet yazılı mesaj göndermek biçimindeki eyleminde, ısrar öğesi ile katılanın sırf huzur ve sükununu bozma saikinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan yerinde olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca “suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere” göre, TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca da, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde nasıl bir kanaate varıldığı açıklanmadan, öncesinde adli para cezasını içerir bir sabıkası bulunması nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.