Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 229 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 62 ... maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis
cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı kanunun 51inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 3 ay süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Katılan çocuk vekili, temyiz isteminde bir sebep bildirmemiştir.
1. Migros kavşağında ... yaştaki çocukların bulunduğu ve trafikte bekleyen araçlardan para istediklerinin ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk ekibi, orada 6 yaşındaki ... ile annesi ... ...'in kırmızı ışıkta bekleyen araçlardan para istediklerini, dilencilik yaptıklarını tespit ederek, olaya dair 27.09.2015 tarihli tutanağı tanzim etmiştir.
2. ... ... savunmasında, eşinin ... süredir hapiste olduğunu, kayın pederinin onlara baktığını, ancak maddi problemlerinin bulunduğunu, geçinebilmek için dilencilik yaptığını, çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığı için yanında götürdüğünü, onu dilendirmediğini beyan etmiştir. ... ise annesi ile birlikte ... araçlardan para istediklerini, annesinin onu dilendirdiğini beyan etmiştir.
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin belirlenmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan çocuk vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/475 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararında katılan çocuk vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan çocuk vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.