SUÇLAR: Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükunu bozma, tehdit

HÜKÜMLER: Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayıl Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/1036 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ...'e karşı cinsel taciz ve tehdit suçlarından, ...'e karşı ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Telekominikasyon ve İletişim Başkanlığından (TİB) gelen kayıtlarda arayan telefon numarasının sanığa ait olduğunun anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesinin sonucu değiştirmeyeceği, katılanların birbiriyle paralel aynı zamanda birbirini teyit eden beyanları ve TİB'den gelen kayıtları ve tüm dava dosyası kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçların subuta erdiği ve unsurları yönünden de suçların oluştuğu halde sanık hakkında mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmünün kurulmasının hukuka aykırı olduğu; ayrıca iddianamede sanığın ...'e karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, ...'e karşı cinsel taciz ve basit tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, ancak gerekçeli kararda ... hakkında cinsel taciz ve basit tehdit suçlarından, ... hakkında ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verildiği ifade edilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

TİB'in tespit tutanağına göre sanığın kullanımındaki telefondan, suç tarihleri içerisinde katılanlara ait sabit hattın arandığı tespit olunmuş ise de; taraf beyanlarından sabit olan, sanık ile katılanların birbirlerini olay öncesinde ve olay tarihi itibarı ile tanımadıkları, taraflar arasında herhangi bir husumet varlığı da bulunmadığı gibi tarafların da ayrı şehirlerde yaşadıkları anlaşılmış, sanığın iddianameye konu olacak şekilde katılan ...'e yönelik "Niye offluyorsun, dün akşam iyi yalayamadılar mı" demek suretiyle cinsel taciz suçunu ve yine katılan ...'e karşı "Seçimler bitsin, biz sizi yalayacağız" demek suretiyle üzerine atılı basit tehdit suçu ile katılanlardan ...'e yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği yönünde ve katılanlardan ...'in soyut anlatımları dışında her türlü şüpheden uzak somut, inandırıcı ve kesin delile ulaşılamamıştır. Ayrıca sanıkla katılan arasında gerçekleşen konuşmaların içeriğine ilişkin bir belirleme yapılamaması nedeniyle oluşan şüphe sanık lehine yorumlanmış, sanığın sırf katılan ...'in huzur ve sükununu bozmak maksadıyla hareket ederek telefon ettiği yönünde dosyaya yansımış bir delil de bulunmadığından sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunmuş, sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında ...'e karşı cinsel taciz ve tehdit suçlarından, ...'e karşı ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dava açılmasına rağmen hüküm fıkrasında sanığın ...'e karşı cinsel taciz ve tehdit suçlarından, ...'e karşı ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararları verilmesi suretiyle sanığın katılanlara karşı işlediği iddia olunan suçların karıştırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/1036 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci ve ikinci bendinde yer alan "... 'a" ibarelerinin "...'a" şeklinde, hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yer alan "...'a" ibaresinin "...'a" şeklinde, değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.

Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus, eksik inceleme ile hüküm kurulup kurulmadığı ve kısa karardaki karışıklığın düzeltilebilir basit yazım hatası niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.
Sanığın müştekileri tanımadığı ve kendisine ait olan hatta ait telefonunu 2014 yılında kaybedip yeni hat çıkardığı yönündeki savunmasının araştırılarak ve müştekilerin birbirlerini doğrular nitelikteki beyanları ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususta eksik araştırma yapılması,
Sanık hakkında müşteki ...'e karşı eyleminden dolayı cinsel taciz ve tehdit suçundan ve müşteki ...'e karşı eyleminden dolayı huzur bozma suçundan dava açıldığı halde, hukuki ihtilafı çözen ve infaza esas olan kısa kararda her bir müşteki yönünden açılmayan davadan karar verilerek hüküm fıkrasında isimlerin karıştırılmış olması mahkemece düzeltilebilir basit yazım hatası niteliğinde olmadığından hüküm karıştırılmış olması nedeniyle kararın bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın düzelterek onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.