TCK'nın 85/2,62,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Meskun mahalde gündüz vakti bölünmüş yol üzerinde kendisine hitap eden “Yol Ver” levhası bulunan sanığın, idaresindeki otomobil ile Y kavşaktan yola çıkmak istediği sırada seyrine göre solundan gelen otomobil ile çarpışması şeklinde gerçekleşen ve bir kişinin ölmesi ve bir kişinin nitelikli yaralanması ile sonuçlanan olayda;
1-Sanığın bir kişinin ölümü ile bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, kazada yaralanan ve ölenin eşi olan ... vekilinin karar tarihinden sonra 06.07.2015 havale tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmesi ve dosya içeriğine göre bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından sanığın sadece bir kişinin ölümü nedeniyle eylemine uyan TCK'nın 85/1. maddesi gereğince, hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
2-TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve deliller isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları nedeniyle hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulanan lehe hüküm talebi de bulunan sanık hakkında “tam ve asli kusurlu olması” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi ve hükümden sonra sunulan 03.07.2015 tarihli protokol içeriğinde sanığın katılan adına 50.000,00 TL ödeyeceği belirtilmiş olup, katılan vekilinin 06.07.2015 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde zararın tamamının giderildiğini beyan etmesi karşısında, zararın giderildiği hususu da gözetilip hapis cezasının TCK'nın 50/1-a, 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.