Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.02.2020 tarihinde meydana çift taraflı kaza neticesinde davacının aracının hasarlandığını, davalı ... şirketinin zararı karşılamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL araç hasar onarım bedeli, 10,00 TL değer kaybı ve 454,38 TL ekspertiz ücreti, toplam 5.464,38 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini toplam 41.454,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ekspertiz hakkında Savcılığa şikayette bulunduklarını, kazanın belirtildiği şekilde gerçekleşmediğini, davacı tarafça müvekkili şirkete doğru ihbarda bulunulmadığını, meydana gelen hasardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sürücünün Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarına göre %100 kusurlu olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının olayda kusurunun olmadığını, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne tam kusur verildiğini, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarında kaza tespit tutanağı uygulamasına göre sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TRAMER kayıtlarına göre davacının olayda kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak belirtildiği anlaşılmakla, davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak toplam 41.454,38 TL hasar bedeli, araç değer kaybı ve ekspertiz ücretinin 16.03.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle kazanın davacının anlattığı şekilde olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, başvuran tarafın tek delilinin ekspertiz raporu olduğunu, raporu düzenleyen eksperler ve ekspertiz şirketinin ortağı olan başvuran vekili hakkında dolandırıcılık/sahtecilik kapsamında suç duyurusunda bulunulduğundan ekspertiz raporunun dosyada delil olarak kabul edilemeyeceğini, onarım fotoğraflarından görüleceği üzere aracın onarımı tamamlanmış ve servisten sağlam bir şekilde teslim alındığını, bu nedenle artık tahminler üzerine zarar tespiti yapılamayacağını, araçta yapılan işlemler sonuçlanmış olduğundan ve ödemesi yapılmış olduğundan ödenen yedek parça ve işçilik ücretlerinin somut olarak tespit edilebilecek durumda olduğunu, başvuru sahibi tarafından aracın tamiri nedeniyle müvekkil şirketin ödediği tutardan fazla bir ödemede bulunduğunu gösterir bir delilin ise dosyaya sunulmadığını, başvuru sahibi tarafından aracın tamiri nedeniyle Katma Değer Vergisi ödemesi bulunduğunu gösterir bir delilin ise dosyaya sunulmadığını, davacının her aşamada eksper atayabilmek hakkına sahip ise de, atadığı eksper ücretinin kendisine ait olduğunu, iskonto uygulanmasını gerektiğini ve vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenecek ücretin 1/5'i oranında olması gerekitğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebep olduğu trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.4. bendinde yer alan "6.189,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.