İNCELENEN KARARIN;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/122 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/1364 Esas, 2019/275 sayılı Kararı ile

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle; Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock'un yasak delil niteliğinde olduğuna, yapının ne zaman örgüt olduğunun ortaya konulmadığına, kararların gerekçesiz olduğuna, sanığın emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer almadığına, Bank ... hesabının çok eski tarihlerde açılmış maaş hesabı olduğuna ve talimatla para yatırmadığına, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ve sair nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü talimatı ile gizliliği sağlamak için haberleşmek amacıyla ByLock uygulamasını kullandığı, örgütle iltisaklı Bank Asyada örgüt liderinin talimatı üzerine hesap arttırımında bulunduğu, bu şekilde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu ve üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç yerinin, suç adının ve suç tarihinin hatalı yazılması dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay(kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock sorgu sonucu raporunda USER ID numarasının 22823 olduğunun belirtildiği de nazara alınarak, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimden getirtilmesi; temyiz aşamasında dosyaya beyanları gönderilen M. D. isimli kişinin hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek gerektiğinde tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması; sanığın ... Katılım Bankası A.Ş’de bulunan tüm hesap hareketlerinin ilgili yerlerden getirtilerek örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırıp yatırmadığının, ayrı hesap açıp açmadığının tespiti için uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınması; UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, tüm bu dellilerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/1364 Esas, 2019/275 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.