Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ...'ın 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından ve sanık ... müdafiinin temyizinin, beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin REDDİNE,
B-Sanık ... Gümüş (Türk) hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mahkeme tarafından yapılan keşif sonucu alınan 28/03/2005 tarihli bilirkişi raporunda suça konu kilitsiz ağaç doğramadan yapılı giriş kapısının sağlam ve muhkem olmadığının belirtilmesine karşın mahkemece yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinden uygulama yapılması,
2-... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/140-775 sayılı kararı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 81/2-3. maddesinin uygulanmaması ve aynı suçtan mükerrir olduğu halde, anılan Kanunun 522. maddesinin son fıkrasının açık hükmüne aykırı olarak 1. fıkrasındaki indirimden yararlandırılması,
3-Sanık hakkında 765 sayılı Yasanın 61. maddesinin aynı yasanın 522 maddesinden sonra uygulanması suretiyle TCK'nın 29 maddesine aykırılık davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Gümüş müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26/11/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.