Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-KARAR-
Davacı vekili, davalı ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazlarını muvazaalı olarak diğer davalı babası.......ve kardeşinin eşi.....'e devrettiğinden, bu devir işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, alacağa dayanak trafik kazasından sonra maddi durumunun bozulduğunu dava konusu ...... parselle ilgili olarak satış talimatı verdiğini ancak diğer 130 ada 25 parselle ilgil bir bağlantısı olmadığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., dava konusu 1249 ada 2 parseli iyiniyetli olarak satın aldığını, borçlunun paraya ihtiyacı olduğu için satmak istediğini belirtmiştir.
Davalı ..., taşınmazı borçludan değil dava dışı .......'ten aldığını mal kaçırmanın söz konusu olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece, davacıların murislerinin 05.02.2009 tarihinde davalı ...'in taksirli eylemi sonucu ölmesi üzerine ceza davasının yargılaması sırasında adına kayıtlı taşınmazları davalı kardeşinin eşi ve oğluna devrettiğinden bahisle davanın kabulü ile davalı borçlu adına tesciline karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı İbrahim vekilinin tüm, diğer davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava konusu 1380 ada 25 parsel borcun doğumundan çok önce 18.05.2006 tarihinde borçlu tarafından dava dışı Mehmet Demir'e satılmış 18.08.2010 tarihinde de Mehmet tarafından davalı ...'a satılmıştır. Borçlunun tasarrufu borcun doğumundan önce olması, davalı ...'a borçlu tarafından yapılmış bir satış bulunmaması nedeni ile bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2-Gerek İİK'nun 277 maddesine göre açılan tasarrufun iptali davalarında gerekse BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan danışıklı işlemin iptaline ilişkin davada amaç alacağın tahsilini sağlamak olduğundan, tasarrufun iptali davalarında İİK 283/1 maddesi doğrudan BK'19.maddesine göre açılan davalarda kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir.
Somut olayda davacının.....İcra Müdürlüğü'nün 2011/5729 sayılı takip dosyasındaki alacakları ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken dava konusu taşınmazın davalı lar adına olan kaydın iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm diğer davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar Cemalettin ve Mahmut vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.