Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar, paydaşı oldukları 108 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara davalılar tarafından müdahale edildiğini, davalıların haksız işgallerinden dolayı taşınmazlardan faydalanamadıklarını ileri sürerek elatmalarının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmazlarda, dava dışı pay malikleri ... ve ...'in rızası ve köy tüzel kişiliğinin talebi üzerine peyzaj ve drenaj çalışması yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların taşınmazları satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı pay maliklerine sattıkları gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, bahçe nitelikli 108 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan ... adına kayıtlı olduğu, mirasbırakanın 29.03.1996 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılar ..., ile dava dışı ..., ... ve ...'nin kaldığı, davacılar ile dava dışı ...'in ... 5.Noterliğince düzenlenen 19.07.2004 tarihli sözleşme ile paylarını dava dışı ...'ye satmayı vaadettikleri, ...'nin 25.04.2014 tarihli keşifte davalı tanığı olarak dinlenildiği açıktır.
Somut olaya gelince, davaya konu taşınmazların mirasbırakan Ali adına kayıtlı olduğu ve bu suretle davacıların pay maliki oldukları sabittir.
Hal böyle olunca; mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenle davacılar vekilinin elatmanın önlenmesi isteğine yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.