Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca sanıklar hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2.İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/685 karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
Katılan vekili, herhangi bir temyiz nedeni bildirmemiştir.
1. Dava konusu olay, sanıkların kanser tedavisi gören babalarının ölümünden şüphelenerek babalarının ikinci eşi olan katılan ...'in ilaçları zamanında vermediği, aç bırakmış ya da fazla ilaç vererek ölümüne sebep olmuş olabileceği, ölüm sebebinin araştırılması ve detaylı bir otopsi yapılmasını istemi ile katılan ...'den şikayetçi oldukları, başlatılan soruşturma üzerine İzmir Adli Tıp Kurum Başkanlığınca ölen üzerinde yapılan otopsi üzerinde ölümün akciğerlere ve böbreklere metestas yapmış mesane kanseri sonucu olduğunun tespiti ile katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, böylece sanıkların iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Katılan 07.05.2015 tarihli dilekçe ile iftira suçunu işledikleri iddiası ile sanıklar hakkında şikayetçi olmuştur.
3. İzmir Adli Tıp Kurum Başkanlığı 03.03.2015 tarihli raporu ile ölen üzerinde yapılan otopsi üzerinde ölümün akciğerlere ve böbreklere metestas yapmış mesane kanseri sonucu olduğun tespit edilmiştir.
4. Katılan ... hakkında ihmal suretiyle ölüm olayında alınan otopsi raporu ile ihmal ile ölüme sebebiyet vermediğinin ... olduğu gerekçesiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.02.2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Tanıklar Z.Y., M.Y., E.B., katılan ...'in vefat eden eşine çok iyi baktığını, hastalığı nedeniyle çok masraflarının olduğunu, bunları karşılamak için evi satacaklarını söylediklerini, daha sonra evi satarak, katılan ...'in borçları ödediğini, komşuluk yaptıkları dönemde vefat eden ...'in çocuklarını hiç görmediklerini, kendisinin de çocuklarının gelmeyişinden ve arayıp sormayısından şikayetçi olduğunu,
6. Tanık Ö.K., abisi ...'in taşındıktan yaklaşık 9 ay sonra öldüğünü, yeğenlerinin de abisinin ölümünde eşi olan katılanın ihmali olduğunu düşündükleri, otopsi yapılmasını istedikleri, polislerin de birisinden şikayetçi olursanız otopsi yapılır demesi üzerine katılandan şikayetçi olduklarını,
7. Sanıklar mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde, ölmeden üç ... önce katılanın babalarının vekaleti ile babalarının üzerine kayıtlı evi sattığı, üç ... sonra babaları ölünce içlerine kuşku düştü, karakolda ifade verirken otopsi yapılmasını istedikleri, memurların da direk otopsi yapılmayacağı bir kişiden şüphelenmeleri gerektiğini söylemeleri üzerine beraber yaşadıkları için katılandan şüphelendiğini söylediklerini beyan etmişlerdir.
1. İftira suçunun oluşabilmesi için ise yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.Bu itibarla; sanıkların vefat eden babalarının ölümünden duydukları şüphe üzerine ölüm nedeninin araştırılması istemi ile şikayetçi oldukları ... olduğundan mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/685 karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.