Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) sigortalı araç sürücüsü olan ve vekil edenlerinin eşi, babası ve oğlu bulunan ...'nın direksiyon hakimiyetini yitirmesi neticesinde meydana gelen 17.04.2016 günlü trafik kazasında hayatını kaybettiği, kazanın yola çıkan köpek, tilki gibi bir hayvan nedeniyle eğimli yolda fren yapılması ve durmak isterken meydana gelmesi karşısında esasen müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, destek sürücü tam kusurlu olsa dahi vekil edenlerinin 3. kişi konumunda olmaları nedeniyle destek tazminatı talep edilebileceklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların desteği olan sürücüsünün tam kusuru neticesinde 17.04.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, bu durumda 01.06.015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları uyarınca davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile 01.06.2015 tarihinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan 21.04.2015 tarihli 2015/20 sayılı Genelge ve buna yönelik yasal düzenlemenin 02.02.2016 tarihi itibariyle yayınlanmış olması nedeniyle ve yeni düzenlemede de 14.05.2015 tarihli 29355 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KZMMS Genel Şartlarının A.6. maddesinin sonuna "Sigortacının bu maddenin birinci paragrafının d bendi kapsamında olmasına rağmen ilgililere yaptığı tazminat ödemeleri için sigortalının terekesine ve tereke borçlusu olan mirasçılarına sigortalının kusuru oranında ve ilgili mevzuat dahilinde müracaat hakkı saklıdır" ibaresinin eklendiği anlaşılmakla eldeki somut uyuşmazlık da davanın 22.04.2016 tarihinde yani 01.06.2015 tarihli Genelgeden sonra açıldığı buna göre de sigortalı sürücünün kendi kusurundan dolayı yakınlarına destek tazminatına hükmedilemeyeceği hükmedilen tazminatların ise mirasçılardan rücu edileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı gibi kusurlu olsa dahi vekil edenlerinin destekten yoksun kalan 3. kişi konumunda bulunmaları nedeniyle desteğin kusurunun kendilerine yansıtılamayacağı gözetilmeksizin, gerekçesiz bir şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteği sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile alkollü bir şekilde 17.04.2016 tarihinde yapmış olduğu trafik kazasında öldüğü ve kusurlu bulunduğu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlenen ve başlangıç tarihi 29.08.2015 olan poliçe şartlarına göre belirleneceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararlarının destekten yoksun kalma teminatı kapsamında olduğu, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerektiği, ölen ...'nın ise araç sürücüsü olduğu, bundan ayrı yine Genel Şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat dışı tutulduğundan; tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü ...'nın kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık davacılar desteğinin sevk ve idaresindeki araç ile kendi kusuru sonucu meydana gelen tek taraflı kazada, davacıların aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları C.11 maddesi ve A.6. maddesi (d) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen ... poliçesinin 29.08.2015-29.08.2016 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 22.04.2016 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan Genel Şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ... Genel Şartları'nın değil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ... teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.