Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Kars Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/303 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

Sanığın mağdureye facebooktan arkadaşlık teklifinde bulunduğu, dosya içerisinde bulunan ve sanık müdafii tarafından mahkemeye ibraz edilen olay tarihinden iki gün öncesinden itibaren sanıkla mağdure arasında facebooktan yoğun bir şekilde mesaj trafiğinin olduğunun görüldüğü, sanığın mağdure ile buluşma teklifinde bulunduğu, mağdurenin de bu teklifi kabul ettiği, olay günü gündüz saat 12.00 sıralarında mağdurenin yanında arkadaşı ....'de olduğu halde sanıkla buluşmak amacı ile ... sokağa gittiği, ....'nin yolda beklediği, mağdurenin ise yolun aşağı tarafına ağaçlık alana giderek sanıkla buluştuğu, sanığın mağdureye kendisini beğendiğini, görüşmek istediğini söylediği, mağdurenin ise sanığa yaşça kendisinden büyük olduğunu söyleyerek sanığın teklifini reddettiği, bu duruma sinirlenen sanığın mağdurenin sağ kolunun pazı kısmını sıkarak biraz daha ileride bulunan ağaçlık alana götürdüğü, mağdurenin kolunu bırakmasını istemesi üzerine sanığın iki eli ile mağdurenin yakasını kavrayarak sol yanağından öptüğü, "Ben ne zaman istersem geleceksin, mesajlarıma cevap vereceksin" şeklindeki sözlerle mağdureyi tehdit ettiği, mağdurenin "Yeter" diyerek bağırması üzerine eli ile mağdurenin suratına hafifçe vurduğu, mağdurenin "Yeter artık" diye bağırması üzerine bu kez ağız kısmını açmadığı bıçağı çıkartarak "Senin suratına bir çizik atarım kimse yüzüne bakamaz" şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, mağdurenin kolunun aynı yerinden tutarak sıkmaya başladığı, "Benim istediğimi yapmadan benimle çıkmadan bir yere gidemezsin" diyerek mağdurenin suratının sol kısmına tokat attığı, mağdurenin şahsı iteklediği, sanığın ise mağdureyi kendisine doğru hızla çekince mağdurenin dizlerinin üzerine düştüğü ve daha sonra mağdureyi yere iteklediği, mağdurenin sırtüstü yere düştüğü, sanığın mağdurenin üzerine abandığı, mağdurenin boynunu öpmeye başladığı, mağdurenin yakasından tutup elini mağdurenin göğüs kısmına götürmeye çalıştığı ancak mağdurenin sanığı iteklediği, mağdurenin bağırdığı, yolda bulunan ...'nin kuzeni ...'ın sanık ve mağdureyi gördüğü, sanığın mağdureye "Benim istediğim şeyleri yapacaksın" dediği, mağdurenin de "Tamam" diyerek olay yerinden ağlayarak ve koşarak ayrıldığı, okula gittiğinde bu durumu arkadaşlarına ve öğretmenlerine anlattığı böylece sanığın silah kullanmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, her ne kadar sanık müsnet suçu işlemediğini, mağdurenin evlenme teklifini kabul etmeyip mensubu olduğu aşireti de kötülemesi nedeni ile mağdurenin eli ile yüzünü iteklediğini, cinsel saldırıda bulunmadığını beyan etmiş ve bu beyanını mağdure yargılama aşamasında alınan beyanı ile doğrulamış ise de; mağdurenin olayın olduğu gün vekili huzurunda polise vermiş olduğu anlatımı, bir gün sonra Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan özünde değişmeyen beyanı, mağdurenin beyanını doğrulayan doktor raporu, mağdurenin olayı hemen arkadaşlarına anlatıp kolluğa da intikal ettirmesi karşısında cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunması ile sanığı cezadan kurtarmaya yönelik yargılama aşamasındaki mağdure beyanına itibar edilmeyerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Hükümden sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, karar hukuka uygun bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/303 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.