Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Foça Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/576 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.07.2020 tarihli ve 2016/161106 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Rızanın varlığının cinsel taciz suçunu ortadan kaldıracağına, telefon konuşmalarının içeriği hususunda görgü ve bilgi tanığı bulunmadığına, savunma tanığının ise konuşmalar yapılırken net bir şekilde sanığın yanında olduğuna ve konuşulanları duyduğunu beyan ettiğine, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı olacak şekilde iddianamede gösterilmeyen hususlardan dolayı sanığın cezalandırıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

Olay tarihinde sanığın kullanmakta olduğu cep telefonu ile daha önceden tanımadığı katılanı arayarak katılana hitaben “bir geceliğine kaç liraya gelirsin bedelin ne kadar” şeklinde cinsel taciz içerikli sözler söylemek suretiyle üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.

Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 13.10.2015-30.04.2015-11.06.2015 tarihli müzekkereleri, telefon görüşme tutanakları, kolluk tarafından tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve ikrar içeren savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Foça Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/576 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararında sanık müdafisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.