DAVA TÜRÜ: Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
Davaya konu edilen ve satışına karar verilen Kütahya ili merkez ilçesi Mecidiye Mahallesi 25 ada 69 nolu parsel avlulu kerpiç ev niteliğinde olup paydaşları arasında bulunan ...’in öldüğü tek mirasçısının oğlu ... olduğu Kütahya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22/02/2012 tarih ve 2012/13 Esas 2012/155 Karar sayılı mirasçılık belgesinden anlaşılmasına rağmen mirasçı ... davaya dahil edilmemiştir. Karar başlığında adı geçen mirasçının taraf olarak gösterilmiş olması ve kendisine hükmün tebliğ edilmesi taraf teşkilindeki noksanlığı gidermez.
Benzer şekilde, taşınmazın paydaşları arasında bulunan ...’ın da öldüğü, mirasının dört pay kabul edilerek birer payla ..., ..., ..., ... ...’a aidiyetine karar verildiği Kütahya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/01/2012 tarih ve 2012/14 Esas 2012/8 Karar sayılı İlamından anlaşılmasına rağmen bu paydaşın mirasçılarının da davaya dahil edilmediği anlaşılmıştır.
Öte yandan davacıların murisi ...’ın mirasçılarını gösteren Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 30/01/1980 tarih ve 1980/155 Esas 49 Karar sayılı ilamında mirasçıların soyadlarının yazılı olmadığı, mirasçılar arasında kızı olarak Melahat isminde bir kişi bulunmasına rağmen murisin dosya arasında bulunan nüfus kaydına göre Melahat isminde bir kızının olmadığı bu kişinin yerine Melek isminde bir kızının bulunduğu anlaşılmakla bu farklılık üzerinde de durulmamış, yine murisin çocuklarından Sebahattin Aybak’ın ise 20/12/1991 tarihinde evli olarak öldüğü nüfus kayıtlarından anlaşılmasına rağmen bu kişinin de mirasçılık belgesi dosya arasında bulunmadığından mirasçılarının kimler olduğu ve davada taraf olup olmadıkları denetlenememiştir. Bu durumda taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, dosya arasında bulunan mirasçılık belgelerine göre ...mirasçısı ...’in ve ...’ın mirasçıları ..., ..., ..., ...’ın davaya dahil edilmesi, muris ...’ın mirasçılarının kim olduklarını, tereddüde yer vermeyecek şekilde açık kimlik bilgileri ile gösteren mirasçılık belgesinin dosya arasına konulması, dava dilekçesi ile taraf olarak gösterilemeyen mirasçılarının davaya dahil edilerek dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun davetiye tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.