Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeninden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir

Dosya içeriğine göre dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince davalının poliçe teminat limiti kadar sorumlu olacağı bu kapsamda garameten hesaplama yapılması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacı ... için 85.683,62 TL, davacı ... için 14.316,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.02.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Davalı tarafça, davacılardan ... yönünden temyize konu edilen miktar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin adı geçen davacıya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin, davacı ...'e ilişkin temyiz dilekçesinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.04.2008 günü muris ...'in yolcu olduğu aracın tek taraflı olarak yaptığı kazada vefat ettiğini, kaza yapan aracın trafik sigortası bulunmadığını belirterek öncelikle araç sürücüsünün tespitini ve kusurunun belirlenmesini, ölenin desteğinden yoksun kalan ve zarar gören 3.kişi sıfatıyla açtıkları davada artırılmış haliyle davacı eş için 100.000 TL, çocuk için 38.082,36 TL destekten yoksunluk tazminatı ile, 1.000,00 TL cenaze giderinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin araç sürücüsü olması nedeniyle Güvence Hesabının sorumluluğu olmadığını, aksi halde desteğin kusuru oranında mirasçı davacılara müterafik kusurunun yansıtılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş;

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 38.082,00 TL olmak üzere 138.082,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL cenaze giderinin teminat miktarı ile sınırlı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin cenaze gideri talebinin reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaza yapan aracın kaza tarihini kapsar şekilde Generali Sigorta A.Ş'den

Şirketinden yapılmış trafik sigortası olduğunu, davanın anılan sigorta şirketine yöneltilmesi ve müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle kurumun 2008 yılında şahıs başına ölüm için teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olup bu tutarın üstündeki taleplerden sorumlu tutulamayacağını, eşin yeniden evlenme ihtimalinin kaza tarihinde yaşa göre belirlenmesini, davacı eşin olay tarihinde 26 yaşında olup evlenme ihtimali AYİM Tablosuna göre %17 olmakla, %5 indirimle evlenme ihtimalinin %12 olacağını, cenaze giderinden müvekkili kurumun sorumlu olmayacağını, istemin tümden reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, faize hükmedilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, İleri sürerek kararın kaldırılmasını talepleri gibi hüküm kurulmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... Güvence Hesabının poliçeye göre ölüm/sakatlık halinde kişi başına teminat limitinin 2008 yılı için 100.000,00 TL olduğu, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı, mahkemece davalının sorumlu olduğu poliçe limiti gözetilmeksizin limiti aşan tazminatlara hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacının davadan önce yaptığı başvurusu sonucunda ...'nın temerrüdünün ve faizin işlemeye başlayacağı tarihin, başvuraya verilen ret cevap tarihi olduğu, davalının bu yönlere ilişkin istinaf talebinin kabulü gerektiği" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yeniden oluşturulmasına, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacı ... için 85.683,62 TL, davacı ... için 14.316,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.02.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza yapan aracın kaza tarihini kapsar şekilde Generali Sigorta A.Ş'den yapılmış trafik sigortası olduğunu, davanın anılan sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun cenaze ve defin giderinden sorumlu olmadığını, sürücü konumundaki murisin kendi kusuru ile kazaye sebep olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, bu sebeple destek tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı eşin yeniden evlenme ihtimakinin olay tarihindeki yaşına göre tespit edilmesi gerektiğini, temerrrüde düşmediklerini, dava tarihinden itibaren faiz işlemesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeblerle ;

1-Davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2-Davalı vekilinin davacı ...'e yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.